Şanlıurfa haberleri burada.

  • Dolar 5.701
  • Euro 6.3089
  • GR ALTIN 268.41
  • ÇEYREK 438.86

  • 17 Ekim 2019, Perşembe 8:34
Hacı AhmetÜNLÜ

Hacı Ahmet ÜNLÜ

Sıkıntıların Çözümü İstiğfardır

İstiğfarın faydaları ile ilgili konuya giriş yapmadan önce istiğfarın ne olduğunu kısaca açıklayalım:
İstiğfar, 'ر-ف-غ' kökünden türemiş olup Arap lugatında 'bir şeyin üzerini örtmek, bir şeyi örtü altında saklamak ve onu örtü altına alıp korumak' anlamlarına gelmektedir. Bundan dolayı Araplar savaş esnasında kafalarını örtmesi ve düşman darbelerinden koruması için giydikleri zırha bu kökten türeyen مغفر miğfer kelimesini kullanmışlardır.
Yine Allah subhanehu ve teâla kendisine bu kökten bir isim edinmiş olup Kur'an'da 'El-Ğafur, El-Ğafir ve El-Ğaffar' olmak üzere bu ismi üç farklı formatta kendisi için zikretmiştir. Bu isim ise, Allah'ın kulların günahlarını örtmesi ve Allah'ın kulu günahın zararlarından ve karşılıklarından muhafaza etmesi manalarına gelmektedir.
İstiğfarın ıstılah manasına gelince: İstiğfar, kulun işlediği günahların dünya ve ahiretteki olumsuzluğundan korunmayı Allah'tan talep etmesidir.
İstiğfarın Faydaları
1. Faydası: İstiğfar, Kulu Allah'ın Mağfiretine Eriştirir ve Günahların Bağışlanmasını Sağlar
Allah subhanehu ve teâla Kur'an'da, genişliği yer ve gökler kadar olan cennetlerin kendileri için hazırlandığı muttaki kulları, onların özelliklerini ve sıfatlarını anlatırken şöyle buyurmuştur:
﴿ وَالَّذٖينَ اِذَا فَعَلُوا فَاحِشَةً اَوْ ظَلَمُوا اَنْفُسَهُمْ ذَكَرُوا اللّٰهَ فَاسْتَغْفَرُوا لِذُنُوبِهِمْ وَمَنْ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ اِلَّا اللّٰهُ وَلَمْ يُصِرُّوا عَلٰى مَا فَعَلُوا وَهُمْ يَعْلَمُونَ ﴾
 "O takva sahipleri ki, bir kötülük yaptıklarında ya da kendilerine zulmettiklerinde Allah'ı hatırlayıp günahlarından dolayı hemen tevbe istiğfar ederler. Zaten günahları Allah'tan başka kim bağışlayabilir ki! Bir de onlar, işledikleri kötülüklerde, bile bile ısrar etmezler." (3/Âl-i İmran, 135)
Bu ayetten anladığımız kadarıyla, Müslüman bir kul, bir kötülük yaptığında veya kendi nefsine zulmettiğinde hemen onun akabinde Allah'ı hatırlayıp "estağfirullah" derse bunun karşılığında Allah'ın mağfiretini elde eder.
Ebu Hureyre'den radıyallahu anh:
"Peygamberimiz, Allah şöyle buyurduğunu aktardı:
عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِىِّ ﷺ فِيمَا يَحْكِى عَنْ رَبِّهِ عَزَّ وَجَلَّ قَالَ أَذْنَبَ عَبْدٌ ذَنْبًا فَقَالَ اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِى ذَنْبِى. فَقَالَ تَبَارَكَ وَتَعَالَى أَذْنَبَ عَبْدِى ذَنْبًا فَعَلِمَ أَنَّ لَهُ رَبًّا يَغْفِرُ الذَّنْبَ وَيَأْخُذُ بِالذَّنْبِ. ثُمَّ عَادَ فَأَذْنَبَ فَقَالَ أَىْ رَبِّ اغْفِرْ لِى ذَنْبِى. فَقَالَ تَبَارَكَ وَتَعَالَى عَبْدِى أَذْنَبَ ذَنْبًا فَعَلِمَ أَنَّ لَهُ رَبًّا يَغْفِرُ الذَّنْبَ وَيَأْخُذُ بِالذَّنْبِ. ثُمَّ عَادَ فَأَذْنَبَ فَقَالَ أَىْ رَبِّ اغْفِرْ لِى ذَنْبِى. فَقَالَ تَبَارَكَ وَتَعَالَى أَذْنَبَ عَبْدِى ذَنْبًا فَعَلِمَ أَنَّ لَهُ رَبًّا يَغْفِرُ الذَّنْبَ وَيَأْخُذُ بِالذَّنْبِ وَاعْمَلْ مَا شِئْتَ فَقَدْ غَفَرْتُ لَكَ. قَالَ عَبْدُ الأَعْلَى لاَ أَدْرِى أَقَالَ فِى الثَّالِثَةِ أَوِ الرَّابِعَةِ اعْمَلْ مَا شِئْتَ.
"Bir kul günah işledi ve 'Allah'ım günahımı bağışla!' dedi. Allah ise: 'Kulum bir günah işledi. Kendisinin günahı bağışlayan ve günahtan dolayı da sorumlu tutan bir Rabbinin olduğunu bildi.' buyurur. Sonra kul bir daha dönüp günah işledi ve: 'Rabbim, günahımı bağışla!' dedi. Allah ise 'Kulum bir günah işledi ve kendisinin günahı bağışlayan ve günahtan dolayı sorumlu tutan bir Rabbinin olduğunu bildi' buyurdu. Sonra kul bir daha dönüp günah işledi ve: 'Rabbim, günahımı bağışla!' dedi. Allah ise, 'Kulum bir günah işledi ve kendisinin günahı bağışlayan ve günahtan dolayı sorumlu tutan bir Rabbinin olduğunu bildi. İstediğin ameli yap, Ben sana mağfiret ettim, senin günahlarını bağışladım' buyurdu." " (Müslim, 6920.)
İbni Mesud'un radıyallahu anh rivayet ettiği diğer bir hadiste Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:
مَنْ قَالَ أَسْتَغْفِرُ اللَّهَ الَّذِى لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ الْحَىُّ الْقَيُّومُ وَأَتُوبُ إِلَيْهِ غُفِرَ لَهُ وَإِنْ كَانَ فَرَّ مِنَ الزَّحْفِ.
"Her kim gönülden inanarak 'Kendisinden başka hak ilah bulunmayan, sonsuz hayat sahibi, her şeyin varlığı ve idaresi kendisine bağlı olan Allah'tan bağışlanma diler ve O'na tevbe ederim.' derse, savaştan kaçmış olsa bile günahları bağışlanır." (Ebu Davud, 1519; Tirmizi, 3577. Tirmizi 3397'de şu rivayete de yer vermiştir:
مَنْ قَالَ حِينَ يَأْوِي إِلَى فِرَاشِهِ: أَسْتَغْفِرُ اللَّهَ الَّذِي لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ الحَيَّ القَيُّومَ وَأَتُوبُ إِلَيْهِ ، ثَلاَثَ مَرَّاتٍ ، غَفَرَ اللَّهُ ذُنُوبَهُ وَإِنْ كَانَتْ مِثْلَ زَبَدِ البَحْرِ ، وَإِنْ كَانَتْ عَدَدَ وَرَقِ الشَّجَرِ ، وَإِنْ كَانَتْ عَدَدَ رَمْلِ عَالِجٍ ، وَإِنْ كَانَتْ عَدَدَ أَيَّامِ الدُّنْيَا "Kim yatağına girdiği zaman üç kere şunu söylerse günahları deniz köpüğü kadar, yıldızların sayısı kadar, kumsal yerin kumları kadar ve dünya günleri kadar dahi olsa Allah onun günahlarını bağışlar/mağfiret eder.")
Enes b. Malik'ten radıyallahu anh rivayet edilen şu hadis de istiğfarın, kulun günahlarının bağışlanmasını sağladığının delillerindendir:
سَمِعْتُ رَسُولَ اللهِ ﷺ يَقُولُ : قَالَ اللَّهُ تَبَارَكَ وَتَعَالَى : يَا ابْنَ آدَمَ إِنَّكَ مَا دَعَوْتَنِي وَرَجَوْتَنِي غَفَرْتُ لَكَ عَلَى مَا كَانَ فِيكَ وَلاَ أُبَالِي ، يَا ابْنَ آدَمَ لَوْ بَلَغَتْ ذُنُوبُكَ عَنَانَ السَّمَاءِ ثُمَّ اسْتَغْفَرْتَنِي غَفَرْتُ لَكَ ، وَلاَ أُبَالِي ، يَا ابْنَ آدَمَ إِنَّكَ لَوْ أَتَيْتَنِي بِقُرَابِ الأَرْضِ خَطَايَا ثُمَّ لَقِيتَنِي لاَ تُشْرِكُ بِي شَيْئًا لأَتَيْتُكَ بِقُرَابِهَا مَغْفِرَةً.
"Allah şöyle buyurdu: 'Ey Ademoğlu! Sen bana (bağışlanman için) dua ettiğin ve benden (bağışlanmanı) ümit ettiğin sürece, günahlarının ne kadar çok olduğuna bakmam, seni bağışlarım. Ey Ademoğlu! Günahların gökyüzünü dolduracak kadar çok olsa, sonra da benden bağışlanmanı dilesen, günahının ne olduğuna bakmam, seni bağışlarım. Ey Ademoğlu! Sen yeryüzünü dolduracak kadar çok günahla huzuruma gelsen, ancak bana hiçbir şeyi ortak koşmamış olsan, ben de yeryüzü dolusu mağfiretle seni karşılarım.' " (Tirmizi, 3540.)
Bu hadislerden anlıyoruz ki, kişi ne kadar büyük bir günah işlemiş olursa olsun günahı kendisini korkutmamalı ve günahının altında ezilmemeli, bilakis Allah'tan istiğfar talebinde bulunup, Allah'ın işlemiş olduğu günahları bağışlamasını istemelidir.
2. Faydası: İstiğfar Çokça Hayır ve Bereket Getirip Allah'ın Maddi ve Manevi Sıkıntıları Kaldırmasını Sağlar
İstiğfarın en büyük faydası, her türlü maddî ve manevî sıkıntıları silip götürmesidir. Çünkü, Müslüman bireyin hayatındaki maddî ve manevî olan her türlü sıkıntı, işlemiş olduğu günahların eseridir.( وَمَا اَصَابَكُمْ مِنْ مُصٖيبَةٍ فَبِمَا كَسَبَتْ اَيْدٖيكُمْ وَيَعْفُوا عَنْ كَثٖيرٍ ﴾"Başınıza gelen her musibet, işlediğiniz günahlar (ihmal ve kusurlarınız) sebebiyledir. (Bununla beraber) Allah çoğunu affeder." (42/Şura, 30)) Kul günah işledikçe Allah'ın merhameti, affı ve keremi ile kendisi arasına bir perde gerer. Fakat kulun yapmış olduğu her istiğfarla birlikte o perde kalkmaya başlar ve perde kalktığı oranda Allah'ın rahmeti, affı ve keremi Müslüman kişinin üzerine inmeye başlar.
İbni Abbas'tan radıyallahu anh rivayetle Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:
مَنْ لَزِمَ الاِسْتِغْفَارَ جَعَلَ اللَّهُ لَهُ مِنْ كُلِّ ضِيقٍ مَخْرَجًا وَمِنْ كُلِّ هَمٍّ فَرَجًا وَرَزَقَهُ مِنْ حَيْثُ لاَ يَحْتَسِبُ
"Kim sürekli istiğfarda bulunursa (istiğfarı dilinden düşürmezse) Allah onun her türlü sıkıntısına çıkış yolu gösterir, onu her türlü dert ve endişeden feraha eriştirir ve onu hiç ummadığı yerden rızıklandırır." (Ebu Davud, 1520; İbn Mace, 3819.)
Hadiste de görüldüğü üzere Peygamberimiz, kişinin sürekli olarak istiğfar yapmasının karşılığı olarak Allah'ın onun maddî ve manevî her türlü sıkıntısını gidereceğini ve onu beklemediği bir yerden rızıklandıracağını belirtmiştir.
O zaman diyebiliriz ki; uykumuzu kaçıran ve bizi çokça üzüp perişan eden her türlü maddî ve manevî sıkıntıların çözümü, istiğfardır.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

HABER SİTEMİZİ NASIL BULUYORSUNUZ ?

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık